Her anne baba çocuklarının geleceği ve becerileri ile ilgili hayaller kurar, beklentiler geliştirir. Nasıl bir kişiliğe sahip olacağı veya hangi mesleği yapacağının yanında becerilerinin neye yatkın olacağı da erken yaşlardan itibaren aile içinde konuşulur. Bu becerilerin içinde de çocuğunun sanatın bir dalı ile uğraşması çoğu ebeveynin tercihidir. Peki her çocuk yetenekli midir veya sanatla iç içe olmak için yetenek şart mıdır?. DEVAMI
Çocuğun algı, beceri ve yaratıcı gücünün bir göstergesi olarak ortaya çıkan resim etkinliği aynı zamanda duygusal ve sosyal eğitiminin belirleyici bir unsuru olarak da görülür.
Araştırmalar, bebekliklerinde temel güven duygusunu geliştirememiş çocukların, ileride, ruhsal bozukluklar, aşırı kıskançlık, bencillik, sabırsızlık, saldırganlık gibi anti sosyal davranışlar gösterme olasılıklarının fazla olduğunu ortaya koymaktadır. DEVAMI
Sanat eğitimi, kuşkusuzdur ki yaratıcılığı geliştirir. Bu nedenle sanat eğitimi önemlidir. Sanat eğitiminin amacı, öğrencilerin algısal yetilerini geliştirmek, zihinsel birikimlerini görsel biçimler ile ifade edebilmelerine yardımcı olmak ve kendini özgürce ortaya koyabilmesini sağlamaktır. Bu bağlamda amaç sadece sanat yapan kişiler yetiştirmek değil, sanatı seven ve kültürü algılayan bireyler yetiştirmektir. Yani herkesin sanatçı olması mümkün olmasa da, sanatı anlayan ruhu kazandırmaktır. DEVAMI
Çocuğun Sanatsal Gelişimi :Çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimine koşut olarak sanat faaliyetlerinde de gelişim söz konusudur. Bilmek gerekir ki her çocuk yaratıcıdır. Aslolan bireysel ayrıcalıkların ayrıntısında olmaktır. Her ne kadar ülkemizde bütün çocuklar doktor doğuyorlarsa da. Şimdilerde mühendislik revaçta, elektrik – elektronik ve bilgisayar gibi… Gerçi teknolojik getirimin hangi amaçla kullanıldığı önemlidir. Özellikle bilgisayar, sanatsal tasarımlarda kullanılarak insanlara yeni bir malzeme çeşidi sunması açısından önemlidir. Tabii dünya kültürü ve iletişimi açısından da yeri yadsınamaz. Günümüzde disiplinlerarası ilişkilerde, bileşiminde sanatçı ile mühendis aynı yapıtı üretmek adına bir araya gelmektedirler. Artık her ikisinde de sezginin varlığı yadsınmayacak olan bilim ile sanat arası duvarın yıkıldığı ve birliktelikten yeni üretimlerin söz konusu olduğu da bir gerçektir. Fizik profesörü bir dostumdan çok yararlanıyorum. DEVAMI


