Çocuklarda Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?

Mustafa Kemal Atatürk’ün uşağı olan Cemal Granada bir hatırasını şöyle anlatıyor: Bir gün yine Atatürk, tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesi ne dalmıştı ki çevresini görecek hali yoktu. Ülke ile ilgili bir sürü sorunlar dururken Devlet Başkanının kendini tarihe vermesi, Vasıf Çınar’ın biraz canını sıkmış olacak ki Atatürk’e şöyle dediğini duydum. — Paşam!  Tarihle uğraşıp kafanı yorma. 19 Mayıs’ta kitap okuyarak mı Samsun’a çıktın? Atatürk. Vasıf Çınar’ın bu samimi yakınmasına gülümseyerek şöyle karşılık verdi: “Ben çocukken fakirdim. iki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın  hiç birini yapamazdım.”

Okuma alışkanlığı kişinin bir gereksinim olarak algılaması sonucu okuma eylemini, yaşam boyu sürekli ve düzenli biçimde gerçekleştirmesidir. Kişilerin okumayı öğrendikten sonra bu eylemi zevkle yapmalarını sağlamak için kazanmaları gereken önemli bir beceridir. Okuma alışkanlığının, temelinin aile içinde atıldığı ve devamının eğitim sisteminde öğretmenler tarafından öğrenciye kazandırıldığı düşünülürse bu alışkanlığın kazanımında aile ve öğretmenlerin rolü büyüktür. Çocukların ilk alışkanlıklarını kazandığı ve ilk öğrendiklerinin ailede gerçekleştiği düşünülürse çocuğun önünde ebeveynlerin sergilemiş olduğu tutum ve davranışlar, ileride çocuğun okuma alışkanlığını önemli ölçüde etkiler. Okumayan, çocuklarının okumasına destek olmayan ebeveynlerin çocuklarının gerçek anlamda okuma alışkanlığına sahip olması beklenemez. Aksine ebeveynin bu konuda çocuğuna karşı göstereceği ilgi ve vereceği destek çocuğun okuma eğiliminin sürekli, düzenli biçimde ve eleştirel bir içerikte gerçekleşmesini sağlayacaktır. “Çocukların aile üyeleriyle olan ilişkileri, diğer bireylere, nesnelere ve tüm yaşama karşı aldığı tavırların, benimsediği tutum ve davranışların temelini oluşturur..” (Yavuzer 2002: 132). Ayrıca ebeveynlerin eğitim düzeyi, mesleği ve ekonomik düzeyi bu alışkanlıkların kazandırılmasında etkilidir. Çocuklara okuma alışkanlığının kazandırılması için anne-babalara önemli görevler düşmektedir. 

Bu alışkanlığı kazandırmak için: Küçük yaşlarda, çocuğa özel zaman ayırarak, onun ilgi düzeyi ve yaşına uygun öykü, masal kitaplarını okuyarak temeller atılabilir.

–  Ev de hem aile fertlerinin hem de çocukların ulaşabileceği bir yere farklı türde kitapları içeren bir kitap köşesi oluşturulabilir.

–  Kitaplar çocukların ilgi alanlarına göre ve çocukla birlikte seçilmelidir. – Anne babalar, çocukla birlikte alışverişe veya gezmeye gittiklerinde, bir kitapçıya ya da kitap-dergi reyonuna uğramayı ihmal etmemelidirler.

–  Kitap okuma alışkanlığının kazanılmasında kütüphane kullanımının etkisi büyüktür. Bu nedenle çocuklar için çevre kütüphanelerin tanıtılmasına yönelik gezilerin yanında okul kütüphanesinin aktif kullanımı için yönlendirilmeleri yararlı olacaktır. – Anne babaların ödül listesinde mutlaka kitap olmalıdır.

– Çocuğu sürekli okuması yönünde uyarmak yerine, kitap okuduğunda onu destekleyerek motive etmek daha doğru olacaktır.

– Yaşına uygun bir dergiye abone olması ya da düzenli bir şekilde takip etmesi için yol gösterilebilir.

Bu konuda araştırmaları bulunan Baumberger’in (Baumberger 1990: 45) ebeveynlere önerileri ise aşağıda sıralanmıştır;

– Ebeveynler çocuklarına yüksek sesle ve sıkça hikayeler okuyabilir ve anlatabilirler. Çocukların gereksinimleri ve yaşına göre ebeveynler evlerinde kitaplık oluşturabilirler.

– Ebeveynler ailece belli zamanlarda, belli bir sürenin okumaya ayrılmasını sağlayabilirler.

– Ebeveynler, çocuklarını verdikleri harçlıkların bir kısmını kitap almak için harcaması konusunda eğitebilirler.

Çocukların kitap okumayı sevmesinde en önemli etken yaş ve seviyesine uygun kitapların okutulmasıdır. Onların ilgi alanlarına yönelik kitaplar verilmesi, çocuklar tarafından bu kitapların sevilerek ve istekle okunmasını sağlayacaktır.

İlköğretim çağındaki çocukların “okuma bilgileri” ilköğretim boyunca değişim göstermektedir.

Birinci sınıfın ikinci döneminde ve ikinci sınıfta hayvan masalları,

çocuk – hayvan dostluğunu içeren hikayeler,

Üçüncü sınıfta kahramanı çocuk olan serüvenler

Dördüncü ve beşinci sınıflarda kahramanlık, yiğitlik hikayelerinin ve destanlarının okutulması yararlı olacaktır.

Okutulacak kitapların, ilk yıllarda bol resimli az yazılı olması daha uygundur. Kitabı sevdirmek ve çocuklarda okuma zevki oluşturmak için sesli okumalar yapılmadır. Çocuklara okurken, mümkün olduğu kadar komik ve ilgi çekici olunmalıdır. Bunu sağlayabilmek için metni, sesi kimi yerde alçaltarak, kimi yerde yükselterek, iki kişinin konuşması olan yerlerde değişik seslerle yazıyı canlandırarak, oyun oynuyormuşçasına okumalıdır.

Kitap okuyan çocukların eğitim süreci kolaylaşır. Birçok aile çocuklarının kitap okumasını sağlayamamaktan yakınır. Eline bir kitap alıp uzun süre okumaktan sıkılan çocuk, saatlerce televizyon ve bilgisayar başında oturmaktan hiç şikayet etmez. Anne babasını bir kere olsun eline kitap alıp okurken görmeyen çocuklar, “Televizyonun başından kalk da biraz kitap oku!.” diyen sese aldırmaz. Ailelerin çocuklarını en az çizgi film ve bilgisayar oyunları kadar eğlenceli olan kitapların dünyasına çekebilmesi için, çocuk kitap okumanın faydasına inanmalı ve ihtiyaç hissetmelidir.

Sizce Suçlu Televizyon mu? ..

Yarım yüzyıl önce kitaplar aileler için akşam eğlencesiydi. Ama günümüzde. çoğu aile akşamları büyük ekranlı televizyonlarının önüne oturmaktadır.

Halkımızın televizyonla kurduğu yakın ilişkinin, yetişkinlerin olduğu kadar çocukların da okuma alışkanlıkları üzerinde olumsuz etkisi olmaktadır.

Televizyonun çocuğunuz üzerinde olumsuz bir etki yaratmasını nasıl engelleyebilirsiniz?

Okumak ailenizin günlük faaliyetlerinden biri olsun. Çocuğunuzun günde sadece 1 saat TV izlemesine izin verin ( bilgisayar oyunlarına ayrılan zamanı da ±kısaltın) Onun şiddet içeren TV programları izlemesine engel olun. Programları çocuğunuzla birlikte izleyin. TV izlemediği zamanlarda başka faaliyetlerde bulunduğunda onu övün. 

TV’ yi kullanarak isteksiz bir okuyucuyu nasıl güdülüyebilirsiniz?

– Çocuğunuz gazetedeki TV programlarını ve açıklamaları okusun. Ona tanıdığınız 60 dakikalık süreyi bu şekilde program seçerek doldursun.

– Sinemalaştırılmış kitapları izledikten sonra, birlikte kütüphaneye gidin ve o kitabı ve ya aynı yazarın başka kitaplarını tarayın.

– Doğa ile ilgili belgeseller aracılığı ile de çocuklarınızı kaynak kitaplarla tanıştırabilirsiniz    ( ansiklopediler, atlaslar, resimli sözlükler).

– Gezi programları sayesinde ise çocuğunuz yeni ülkeler ve insanlarla tanışır. Böyle bir programı izledikten sonra, bir duvar haritasını ya da küreyi kullanarak programda sözü edilen yeri bulabilir ve ya ansiklopediden o yerle ilgili daha geniş bilgi elde edilebilir. Bu ülke ya da yöre ile ilgili halk masalları içeren bir kitap da onun ilgisini çekebilir. 

OKUMA ALIŞKANLIĞININ GELİŞTİRİLMESİNDE ÖNEMLİ SORULAR

Çizgi Romanlar Okunabilir mi? Eğer çocuk çizgi romandan ya da herhangi bir şeyi okumaktan zevk alıyorsa, bırakın okusun. Önemli olan nokta, onların okumasını sağlamaktır. Okumayı iyice öğrendikten sonra, onları daha iyi kitaplara yönlendirmek kolay olacaktır.

Ben de Çocuğuma Okumalı mıyım?. Her yaşta çocuk kendisine bir şey okunmasından hoşlanır. Anne ya da babanın düzenli bir şekilde çocuğa kitap okuması, ondaki okuma sevgisini geliştirmenin en iyi yollarından biridir. Çocuklar yetişkinler’ kopyalar. Anne-babalar okumaya değer verdikleri ve bazı faaliyetleri çocuklarıyla paylaştıklarında, onlar da aynı şeylere değer vereceklerdir. 

Çocuğumun Okumasını dinlemeli miyim? Okuma sırasında çok fazla tekrar ettirmek onu bıktırır. Okuması dinlenmeli ancak sık sık kesip düzeltmeler yapılmamalıdır. Çocukla okuduğu şey hakkında konuşmak ve tartışmak daha önemlidir.

Hatalarını Düzeltmeli miyim? Yetişkinlerin yaptıkları en büyük hata fazla yardım etmektir. Çocuk bir sözcüğü yanlış okursa sesinizi çıkarmayın. Yanlış okuduğu sözcüğün anlamını değiştirip değiştirmediğini anlamak için cümlenin gerisini dinleyin. Örneğin “küçük bir köpek” kelime grubu, “küçük bir köpecik” olarak okunmuşsa karışmamanızı öneririz. Çocuk öykünün anlamını değiştiren hatalar yapıyorsa, anlamın değiştiğini kendisinin kavramasını bekleyin. Önemli olan, anlamını kendiliğinden izlemesidir. Devam ediyorsa, bir cümle veya paragrafın başında durdurun. Ne anladığını sorun. Anlam için yeniden okumaya yüreklendirin. Bir sözcük çok zorsa, tümcenin sonuna kadar okutun ve eksik olan sözcüğün anlamını bulmaya çalışmasını isteyin. Bulamıyorsa siz söyleyin.

Okuduğunu Kavramasına Nasıl Yardımcı Olurum? Zihinsel canlandırma yapmasını yüreklendirerek, çocuğa kavramanın en büyük gereçlerinden biriyle yardım edebilirsiniz. Kitapta anlatılanlarla, akıldan film çevirme alıştırmaları yapın. Birlikte öyküde okuduklarının resmini çizmeyi deneyin. Resimsiz kitaplar kullanın ya da resimlerin üstünü kapatarak kendi fikirlerinizi oluşturun. Araştırmalar; kavraması iyi olanların, içgüdüsel olarak okuduklarının akıldan resmini yaptıklarını, dolayısıyla bu önemli stratejiyi kullanarak, başarılı olduklarını göstermiştir.

Okumadığı Durumlarda Ne yapmalıyım?.

Çocuk okumaya direnç gösteriyorsa, bu durumda ne kadar baskı altında olduğunu düşünmek gerekir.

Ayrılan süre çok uzun mu?.

Daha kolay kitaplar mı seçmelisiniz?.

Kusursuzluk beklentisinde misiniz?.

Yeterince övgüde bulunuyor musunuz?.

Arada bir sırayla okuyor musunuz?.

Okumanın akıcı olmadığı durumlarda Ne yapılmalı?

Rahat bir yerde çocuğunuzun yanına oturun. Çocuk sağ elini kullanıyorsa, karşı taraftaki sol yarımküreyi uyarması için sesinizin onun sağ kulağından gireceği şekilde oturun. Çocuk kitabı tutar ve yüksek sesle okur. Sizin işiniz, normal bir hızda onunla birlikte okumaktır, böylece ona ritim ve vurgu duygusu verirsiniz. Sesi zayıflayabilir, ama elinizden geldiğince okumayı sürdürmesini sağlayın. Sesiniz onun kılavuzudur; tümceler daha tanıdık gelinceye kadar o sizin gölgeniz olacaktır. Kendine güvenene kadar her öyküyü tekrarlayın. Günde en az on dakika akıcılığın oluşmasını sağlar. Çocuklar hataları bile bile yapmazlar. Bu nedenle okuması asla eleştirilmemelidir.

Okuma Alışkanlığını Nasıl Kazandırabilirim?

Çocuklar öğrenmeye hazır bir alt yapıyla doğarlar. ilk yıllarda taklit yöntemini sıkça kullanırlar. Anne-baba davranışları her zaman model oluşturur. Çocuk anne-babanın kitap okuduğunu görmelidir. Evinizde okuma saati uygulaması yapabilirsiniz. Tüm aile bireyleri aynı saatte okuma yapabilir. 

Kaynak: Bilfen Okulları Rehberlik Bölümü