<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlkkitaplarım.com - Çocuk Kitapları,Hikaye Kitapları,Çocuk Gelişimi,Masal Kitapları</title>
	<atom:link href="http://www.ilkkitaplarim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilkkitaplarim.com</link>
	<description>Tüm Çocuk ve Çocuk gelişim Kitapları ve Oyuncaklar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 May 2012 05:16:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Pozitif Disiplin</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/pozitif-disiplin.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/pozitif-disiplin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 18:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Babalara]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara disiplin vermek]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl disiplin aşılanır]]></category>
		<category><![CDATA[Pozitif disiplin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1352</guid>
		<description><![CDATA[Pozitif disiplin, çocukların toplumsal kuralları öğrenirken kendi davranışlarını kontrol edebilmelerine ve problemlerini çözmelerine yardımcı olan ve aynı zamanda kendileri hakkında iyi şeyler hissetmelerine de olanak sağlayan bir davranış yönlendirme tekniğidir. Pozitif disiplinde amaç, kişinin öz denetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir. Aynı zamanda, çocuğun toplum tarafından kabul gören bir ahlâk anlayışına sahip olmasına<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/pozitif-disiplin.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/pozitifdicipline00.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1353" title="pozitifdicipline00" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/pozitifdicipline00.jpg" alt="" width="350" height="236" /></a>Pozitif disiplin, çocukların toplumsal kuralları öğrenirken kendi davranışlarını kontrol edebilmelerine ve problemlerini çözmelerine yardımcı olan ve aynı zamanda kendileri hakkında iyi şeyler hissetmelerine de olanak sağlayan bir davranış yönlendirme tekniğidir.<span id="more-1352"></span></p>
<p>Pozitif disiplinde amaç, kişinin öz denetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir. Aynı zamanda, çocuğun toplum tarafından kabul gören bir ahlâk anlayışına sahip olmasına ve sağlıklı tutumlar geliştirmesine yardımcı olmaktır. Disiplini toplumsal ilişkiler ağı içinde kavramak çok önemlidir. Çünkü disiplin, insan ilişkilerinin esas bölümüdür. </p>
<p>İnsanların haklarının ve gereksinimlerinin saygı gördüğü, doğrulandığı ve korunduğu, güvenli ve değer veren bir ortamla ilişkilidir.Aşağıdaki davranış yöntemleri anne-babalara pozitif ve etkili bir disiplin yaklaşımı sunmaktadır.</p>
<p>Ayrıca bu temel davranış yöntemleri, sadece aile-çocuk ilişkisini geliştirmekle kalmamakta, aynı zamanda çocuklara ailelerinin desteği olmadan bile pozitif ve yapıcı bir yaklaşımla kendilerini disiplin etmelerini de öğretmektedir. </p>
<p><strong><em>Çocuklarda Öz Denetim Geliştirmek İçin Nelere Dikkat Edilmelidir? </em></strong></p>
<p><strong>Sevgiyi İfade Etmek ve Koşulsuz Sevmek</strong>: Sevgi, çocuğa hiçbir zaman koşullu olarak sunulmamalı ve sevginin koşulsuz olduğu hissettirilmelidir. Sevildiğini hisseden çocuk,</p>
<p>ailesini memnun etmek için daha istendik yönde davranacaktır. Örneğin; sıcak bir ses tonuyla çocuğa yaklaşmak ve onu kucaklamak bir sevgi ifadesidir ve çocukların istenmeyen davranışlarda bulunmasında önleyici etkiye sahiptir. </p>
<p><strong>Tutarlı Olmak</strong>: Çocuklar tutarlı bir çevrede daha sağlıklı gelişecektir. Fikir birliğine varabilen tutarlı anne-babaların açık bir şekilde belirlenmiş süreklilik gösteren kuralları ve sınırları vardır. Bir gün izin verilen bir davranışa diğer bir gün izin vermemek. çocuğun şaşırmasına ve koyulan sınırlara tepkide bulunarak olumsuz davranışlar göstermesine neden olacaktır. </p>
<p><strong>İletişimde Açık Olmak:</strong> Kullanılan kelime ve kavramların ve l yapılan davranışların çocuk tarafından net anlaşılması önemlidir. Paylaşma gibi soyut kavramları çocuğa öğretirken</p>
<p>bu davranışların birçok örneğini çocuğa sunmak ve göstermek gerekmektedir. Ayrıca yanlış davranışlarında onun dikkatini çekerek, onunla göz teması kurarak, kesin ama sinirli olmayan bir ses tonuyla istenen şey açıkça ifade edilmelidir. </p>
<p><strong>Problem Davranışı Anlamak</strong>: Yapılan iyi bir gözlemle anne-babalar, çocuklarının problem davranışlarının neyi ifade ettiğini ve asıl sebebini anlayabilirler. Ayrıca olumsuz davranışın arkasında herhangi bir fiziksel problem olup olmadığı bilinmelidir. Çocuğun, olumlu davranışlarının dikkate alınmadığı, kendisinin önemsenmediği ya da umursanmadığı gibi düşüncelerinin olup olmadığı da araştırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki problemin kaynağını bulduktan sonra problemi çözmek daha kolaydır.</p>
<p><strong>Çocukların Kendilerini iyi Hissetmelerini Sağlamak: </strong>Doğru olan davranışı kabul etmek her zaman daha kolaydır. Anne-babalar genellikle çocuklarının iyi davranışlarından</p>
<p>dolayı onları övmeyi, değer verdiklerini hissettirmeyi ihmal ederler. Bu da çocukların dikkat çekmek için olumsuz  davranışlara yönelmelerine neden olabilir. Çocuklar olumlu</p>
<p>ya da olumsuz olmasına dikkat etmeksizin genellikle dikkati çeken davranışı tekrar ettiklerinden, yanlış bir denge oluşmaktadır. Olumlu davranışlar karşısında teşekkür etmek,</p>
<p>gülümsemek, ne kadar iyi bir iş yaptığını anlatarak ona zaman ayırmak, olumlu davranışın tekrar edilmesini ve çocuğun kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır. </p>
<p><strong>Güvenilir Bir Çevre Hazırlamak</strong>: Doğasında hareket olan çocuğun araştırmaya, keşfetmeye ve eşyaların yerlerini değiştirmeye çalışması şaşırtıcı değildir. Çocuklar için keşif duygusu önemlidir ve keşfettikçe, istenmeyen davranışları daha az sergilemeye başladıkları görülür. Anne babaların dikkat etmesi gereken, tehlikeli olabilecek eşyaları ortadan kaldırarak çocukların çevrelerini düzenlemeleri, onlara güvenli bir ortam yaratmalarıdır. </p>
<p><strong>Sınırlar Koymak</strong>: Tutarlı ve uygun sınırlamalar, çocukların kendi davranışlarını kontrol etmelerine yardımcı olacaktır. Anne-babalar da, çocuklar da, gözetim altındaymış gibi pek</p>
<p>çok zor kuralın bulunduğu bir atmosferde yaşamak istemezler. Bu nedenle, kuralların çocuğun yaş özelliklerine uygun ve gerçekçi olması çok önemlidir. Kurallar birkaç kelimeyle ifade edilebilecek kadar basit olmalı, yapılması istenenler ve yapılması istenmeyenler açık ve basit bir dille  ifade edilmelidir. Yetişkinler kural koyarken, bu kuralların  gerçekten gerekli olup olmadığını iyi düşünmelidirler. </p>
<p><strong>Olayları Önceden Görmeye Çalışmak</strong>: Çocukların ÖZ denetim kazanabilmesi ve belirli bir olgunluk seviyesine ulaşabilmeleri için, anne-babalarının rehberliğine ihtiyaçları</p>
<p>vardır. Yetişkinler, olayları başlamadan önlemek ve kötü sonuçlar doğmasına fırsat vermemek için aktif birer denetleyici olmalıdırlar. </p>
<p><strong>Problem (Sorun) Çözme Becerisi Kazandırmak</strong>: Problem çözerken izlenmesi gereken çeşitli basamaklar vardır:</p>
<p>1) Problemin farkına varmak, bunu kabul etmek</p>
<p>2) Problemi tanımlamak, problemin ne olduğunu ortaya koymak</p>
<p>3) ihtiyacımız olacak bilgileri toplamak</p>
<p>4) Problemi çözmede kullanılacak çözüm yollarını belirlemek</p>
<p>5) En uygun çözüm yolunu seçmek</p>
<p>6) Seçilen çözümün uygulanması ve sonuca ulaşılması</p>
<p>Yukarıdaki tüm basamaklar takip edilmesine rağmen istenen sonuca ulaşılamadıysa süreç tekrarlanmalıdır. </p>
<p><strong>Müdahale Ederken Aşırıya Kaçmamak</strong>: Çocukların yanlış ve zarar verici bir davranışı gözlendiğinde önemli olan doğru tepki vermektir. Tepkide aşırıya kaçmak, istenmeyen davranışın tekrarlanmasına yol açabilir. Herkesin önünde çocuğu azarlamak ya da cezalandırmaktan kaçınılmalıdır. Olumsuz davranışından dolayı onun sessizce bir yerde oturup düşünmesini sağlamak ve sonra davranışı üzerinde konuşmak daha etkili olabilmektedir. </p>
<p><strong>Çocuğa ve Kendinize Karşı Sabırlı Olmak</strong>: Tüm bunları uygularken ve farklı İletişim yolları denerken anne-babaların çocuklarına karşı sabırlı olabilmeleri de unutulmaması gereken önemli bir noktadır. </p>
<p><strong>Gerektiğinde Uzman Yardımı Almak</strong>: Yukarıda anlatılan tüm konulara dikkat edilmesine rağmen olumsuz davranışların süreklilik kazanması, çocukta istenen davranış değişikliğinin oluşmaması ve bu olumsuz davranışların başkalarını da etkilemesi durumunda uzman yardımı almaktan kaçınmamak gerekir. Çünkü bazı davranış problemlerinin sadece aile ve okul işbirliğiyle çözümlenmesi mümkün değildir. Pek çok çocuk, okul öncesi ya da ilköğretim yıllarında davranış problemleri gösterebilmekte, sabırlı ve doğru tepki verebilen aileleri sayesinde problemlerini çözebilmektedirler. Bu çocukların bazıları ise bu davranış problemlerinin şiddetine ve süresine bağlı olarak uzman yardımına ihtiyaç duymaktadırlar. Ayrıca davranış problemleri dışında ailenin ayrılık, boşanma, hastalık vb. stresli durumlar yaşadığı dönemlerde alınan uzman yardımının da, yaşamın daha sonraki yıllarında ortaya çıkabilecek problemleri önleyebileceği unutulmamalıdır. </p>
<p><strong><em>Çocuk Eğitiminde Bazı Yanlış Tutumlar:<br />
</em></strong>Anne ve babaların uyguladıkları tüm disiplin yöntemlerinin seçiminde. kişisel seçimleri kadar yakın çevrelerinin de etkisi görülmektedir. Seçilen olumsuz disiplin yöntemlerinin, çocuğunsağlıklı kişilik özellikleri ve özdenetim gelişimini engelleyici olabildiği görülmektedir.</p>
<p><strong>Aşırı sert ve otoriter bir disiplin yöntemi</strong>, olumsuz ve problemli çocukların yetişmesine neden olacaktır. Aile içinde,özellikle sert ve otoriter baba yaklaşımının, çocukların</p>
<p>uyumsuz davranışlarında büyük etkisi olduğu görülmektedir.</p>
<p><strong>Aşırı hoşgörü ve düşkünlük</strong>, çocuğun bencil olmasına yol açabilir. Çocuk daima diğerlerinin dikkatini çekmeyi ve kendisine hizmet edilmesini ister. Aileyi, çeşitli metotlarla kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmeyi dener. Böyle çocukların, ev içinde ve ev dışı yaşamlarında uyum problemleri yaşadıkları görülür.</p>
<p><strong>Aşırı koruma</strong>, çocuğu gereğinden fazla kontrol ederek, normalden fazla özen göstermektir. Bu tutum, çocuğun aşırı bağımlı, kendisine güveni olmayan ve duygusal bakımdan çok kırılgan bir birey olmasına neden olur.</p>
<p><strong>Çocuk ayırma</strong>. bütün çocuklarını eşit düzeyde sevdiklerini söylemelerine karşın, kimi anne-babanın, bazı çocuklarını daha çok sevdiği ve onları kayırdığı görülür. Aşırı ilgi ve kayırma gören bu çocuklar, arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde, saldırgan ve baskıcı bir görünüm içindedirler.</p>
<p><strong>Çocuklara boyun eğme</strong>, anne ve babaların çocukların evdeki egemenliğini kabul etmeleri olarak açıklanabilir. Çocuklar, bu tür ailelerde anne ve babalarına hükmederler ve çok az saygı gösterirler. Ailenin bu tutumu sürdükçe çocuklar ev dışındaki kimselerle ilişkilerinde de onlara egemen olmanın yollarını arayan bireyler haline dönerler.</p>
<p><strong>Reddetme</strong>, bir anlamda, çocuğa olumsuz ya da düşmanca duygular beslemektir. Bazen, planlanmamış ya da istenmeyen cinsiyetteki çocuklara, ailenin bu tutumu sergilediği ve onların temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile gönülsüz olduğu görülür. Bu durumda &#8220;istenmeyen çocuk&#8221;, yardım duygusundan uzak, sinirli, diğerlerine, özellikle de kendinden küçük ve zayıflara karşı düşmanca duygular besleyen bir birey olabilir.</p>
<p><strong>Eleştirel-suçlayıcı yaklaşım</strong>, çocukların kendine güvenini olumsuz etkiler. Anne ve babaları tarafından sürekli suçlanan, cezalandırılan ve her şeyine gereğinden fazla karışılan çocuklarda genellikle isyankâr tavırlar görülür ve aşağılık duygusu da oluşabilir. </p>
<p><strong>Ödül ve Ceza</strong></p>
<p>Eğitimde ödüllendirmek kadar cezanın da etkili bir faktör olduğu görüşü yaygındır. istenmeyen davranışlarda bulunan çocuk için bazı ödüllerden mahrum kalmak, oldukça etkili ve etkisi uzun süren bir ceza olabilmektedir. Bedensel cezaya ise asla başvurulmamalıdır. Aile mümkün olduğu kadar adil ve objektif olmalı, kendi duygularını çocuğa anlatmalı, beklentilerini dile getirmeli ve çocuğun duygularını ifade etmesine de izin vermelidir.</p>
<p>Ödüllendirme konusunda da hassas davranılmalıdır. Ödülün amacı, çocuğun olumlu davranışlarını pekiştirmektir ama etkili olabilmesi için doğru zamanda ve doğru şekilde kullanılması çok önemlidir. Ödüllerin maddi olmamasına dikkat edilmelidir. Bazen olumlu davranışların sadece beden diliyle ya da birkaç cümleyle karşılık görmesi bile çocuğun olumlu etkilenmesini sağlamaktadır. </p>
<p><strong><em>Sevgili, Anne ve Babalar, </em></strong></p>
<p>Disiplinin amacı, çocuğu kendi davranışlarını denetleyecek güce eriştirmektir. Önemli olan; çocuğun anne-baba ya da <strong><span style="text-decoration: underline;">öğretmen korkusu ile ya da sadece onlar istiyor diye değil, içselleşmiş bir sorumluluk duygusu ile yerine</span></strong>, zamanına ve koşullara uygun şekilde davranmayı öğrenmesi yani öz denetimini geliştirmesidir.</p>
<p>Sevgi ve saygıya dayalı bir aile ortamı içinde, iletişimi güçlendirmenin ve zenginleştirmenin anne-babanın rehberliğinde bir ekip işi olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak :<br />
Bilfen Okulları</p>
<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/pozitifdicipline01.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1354" title="pozitifdicipline01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/pozitifdicipline01.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/pozitif-disiplin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekerlere Dikkat</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/sekerlere-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/sekerlere-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 18:06:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar için zararlı besinler]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şekerin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı besinler]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı gıdalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1346</guid>
		<description><![CDATA[Genel olarak şekerler doğal ve yapay olarak iki sınıfa ayrılabilir. Doğal şekerlere örnek olarak meyve ve sebzelerin içerisinde bulunan şekerleri verebiliriz. Yapay şekerlere örnek olarak bazı sakız çeşitlerinde bulunan tatlandırıcılar: ve yine bazı şekerlemelerde bulunan tatlandırıcıları verebiliriz. Şekerler yalın olarak karşımıza çıktığı gibi çoğu zaman da çeşitli gıdaların içerinde dolaylı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok fazla<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/sekerlere-dikkat.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/candies00001.jpg"><img class="alignleft" title="candies00001" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/candies00001.jpg" alt="" width="350" height="250" /></a>Genel olarak şekerler doğal ve yapay olarak iki sınıfa ayrılabilir. Doğal şekerlere örnek olarak meyve ve sebzelerin içerisinde bulunan şekerleri verebiliriz. <span id="more-1346"></span>Yapay şekerlere örnek olarak bazı sakız çeşitlerinde bulunan tatlandırıcılar: ve yine bazı şekerlemelerde bulunan tatlandırıcıları verebiliriz. Şekerler yalın olarak karşımıza çıktığı gibi çoğu zaman da çeşitli gıdaların içerinde dolaylı olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Çok fazla şeker kullanımının ağız ve dış sağlığı dışında bağışıklık sistemini de tehlikeye sok-tuğu bilinmektedir. Bir şişe gazozda yaklaşık 14-16 çay kaşığı şeker bulunmakta ve bu oranın akyuvar hücrelerinin etkisini yüzde 90- 92 oranında azalttığı ifade edilmektedir. Bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan akyuvar hücreleri fazla şekerden olumsuz yönde etkilenmektedir. Uzmanlara göre her gün alınan yüksek miktarda şeker erken menapoza, şeker hastalığına ve kronik yorgunluğa neden olabiliyor. Günde 5 çay kaşığı şeker kullanılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, şeker kullanımının artması ile birlikte şekerin neden olduğu hastalıkların da arttığını belirtmektedirler. Yaklaşık 15-20 yıl devamlı olarak rafine şeker ve abur cubur yiyeceklerin tüketilmesi ile diyabet gibi kronik rahatsızlıkların ortaya çıktığı düşünülmektedir. Yapılan istatistiklere göre günde 26 çay kaşığından fazla şeker alınmasının kronik rahatsızlığa yakalanma riskini önemli ölçüde arttırdığı tespit edilmiştir.</p>
<p>Yapay tatlandırıcılar sağlıklı değildir. özellikle aspartam üzerinde çeşitli şüphelerin bulunması ile beraber, zararlı olduğunu gösteren kanıtlar henüz ortaya çıkmamakla beraber, küçük çaplı araştırmalar ve doktorların deneyimi ile birlikte aspartam doğum hataları, baş ağrısı, beyin tümörleri ve bazı psikolojik bozukluklar arasında bir bağ olabileceğini göstermektedir. Aspartam sentetik bir maddedir.</p>
<p>Genel olarak şekerler doğal ve yapay olarak iki sınıfa ayrılabilir. Doğal şekerlere örnek olarak meyve ve sebzelerin içerisinde bulunan şekerleri örnek olarak verebiliriz. Yapay şekerlere örnek olarak bazı sakız çeşitlerinde bulunan tatlandırıcıları ve yine bazı şekerlemelerde bulunan tatlandırıcılar&#8217; verebiliriz.</p>
<p>Bu sebeple beslenmede en sağlıklı ve doğru olanı mümkün olduğunca her şeyin doğal olanını tüketmektir.</p>
<p>Sağlıkla kalın&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sezai Sarıkçı</p>
<p>Gıda Mühendisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/sekerlere-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutlu Aile Mutlu Çocuk</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/mutlu-aile-mutlu-cocuk.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/mutlu-aile-mutlu-cocuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 17:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Davranış Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk nasıl mutlu olur]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu aile]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu olmak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı aile]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1339</guid>
		<description><![CDATA[Aile; bireyin gelişimindeki en önemli öğedir. Bireyin hem fizyolojik, hem nürobiyolojik hem de psikolojik donanımının, hemen hemen büyük bölümü aile ortamında şekillenir. Ailedeki ilişkilere bağlı olarak oluşan psikolojik atmosfer, çocuğun davranışlarını, ilişkileri algılayış biçimlerini ve hayata karşı bakış açılarını yapılandırır. Unutulmamalıdır ki, güler yüzlü aileler, güler yüzlü çocuklar yetiştirirler. Anne-babalar, bir çocuğa sahip olmanın heyecanını,<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/mutlu-aile-mutlu-cocuk.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/happyfamily999.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1340" title="happyfamily999" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/happyfamily999.jpg" alt="" width="320" height="240" /></a>Aile; bireyin gelişimindeki en önemli öğedir. Bireyin hem fizyolojik, hem nürobiyolojik hem de psikolojik donanımının, hemen hemen büyük bölümü aile ortamında şekillenir. Ailedeki ilişkilere bağlı olarak oluşan psikolojik atmosfer, çocuğun davranışlarını, ilişkileri algılayış biçimlerini ve hayata karşı bakış açılarını yapılandırır. Unutulmamalıdır ki, güler yüzlü aileler, güler yüzlü çocuklar yetiştirirler.<span id="more-1339"></span></p>
<p>Anne-babalar, bir çocuğa sahip olmanın heyecanını, onu yetiştirirken de yaşadıklarında,çocuğa bağlı olarak yaşadıkları zorlukları minik oyunlar olarak gördüklerinde, “mutlu aile&#8221;olmanın keyfini yaşama şanslarını arttırmış olurlar.</p>
<p>Çeşitli gerekçelere bağlı olarak aile ortamlarında huzursuzluk ve gerginlikleri yaşamak her aile için olası bir durumdur. Kaldı ki, huzursuzluk ve gerginliği yaşamak açısından, sosyal, kültürel, ekonomik, psikolojik vb. yeterince çok sayıda gerekçe vardır. Başarılıailel er, koşullar ne olursa olsun, aile ortamlarında ellerinden geldiğince huzur ve mutluluğu korumaya ve avuçlarının içinde tutmaya çalışmalıdırlar. </p>
<p>Aile ortamındaki olumlu ya da olumsuz enerji, çocuğun istese de istemese de kişilik hücrelerine yerleşmektedir. Bu nedenle, anne babalar, kişisel dünyalarındaki enerji trafiğini yönetirken, çocuğun kaldıramayacağı kazalar yapmamalıdır. Çocuğa dönük yüzleri, çoğu zaman sevgi dolu, içtenlikli ve coşkulu olmalıdır. </p>
<p>Ebeveynler aile ortamında oluşturacakları bu olumlu duygusal atmosferle çocuğun gelişiminde yapıcı bir rol üstlenmiş olacaklardır.Ailelerin sağlıklı ve mutlu bir çocuk yetiştirmek adına özen göstermeleri gereken bir kaç öneriyi aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:</p>
<p>- Ana baba, çocuklarını eğitirken gelişim evrelerini iyi bilmeli onları iyi tanıyarak işe başlamalıdırlar.</p>
<p>- Çocuklarının ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmelidir, Bu konuda kendi tutku ve arzularına göre değerlendirme yapmalıdırlar.</p>
<p>- Her çocuğun farklı olduğu ve kişisel hakları bulunduğu kabul edilmelidir. </p>
<p>- Anne baba davranışlarında dengeli, tutarlı ve kararlı olmalıdır Görüş birliğinde olan tutarlı ebeveynlerin açık bir şekilde belirlenmiş süreklilik gösteren kuralları ve sınırları vardır. Tatlılıkla kararlı durmanın, öfke ve sertlikten daima daha iyi sonuçlar verdiği göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>- Ailede bir güven ortamı oluşmalı, bireyler birbirine güven duymalıdır.</p>
<p>- Çocuklar ebeveynleri taklit ettiklerinden dolayı anne babalar istenen davranış normlarını geliştirmelidir.</p>
<p>- Çocuklarımıza karşı olan sevgimizin açıkça ve sık sık dile getirilmesi önemlidir. Çocuklarımız&#8217;, hayran olduğumuz ve beğendiğimiz niteliklerini belirterek sevmemiz daha etkili olacaktır. Onları koşulsuz sevdiğimizi açıklamalı; onların hayatımızdaki olumlu etkilerini yine onlarla paylaşmalıyız.</p>
<p>- Anne babalar birbirlerini sevdiklerini her fırsatta ifade etmeli, bunu çocuğun yanında göstermelidirler.</p>
<p>- Yapılan araştırmalar özellikle ilk beş yaşta olmak üzere çocukların gelişimi üzerine anne babaların duygusal paylaşıma dayalı vakit ayırmasının çok önemli olduğunu göstermektedir. Özellikle bu yılların çocuğun merkezi sinir sistemi gelişimine çok olumlu katkısı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca çocuğunuz ile geçirdiğiniz vakit onların özgüven gelişimi açısından çok önemlidir. Çünkü çocuklarınızla yaşadığınız kaliteli zaman çocuklarınıza verdiğiniz değeri göstermektedir. Her yaş gurubuna göre hem anne hem baba olarak ayıracağınız zaman çocuğunuzun mutluluğunu sağlayacak ve onun duygusal gelişimine katkıda bulunacaktır.</p>
<p>- Çocukların gelişiminde disiplin de çok önemli bir yere sahiptir. Disiplinin amacı, çocuğa davranışlarını düzenlemesini sağlayarak kendi davranışlarını yönetme becerisi kazandırmak olmalıdır. Anne ve babalar çocuklarının olumlu davranışlarını desteklemeli, olumsuz davranışlarını ise gidermeye çalışmalıdırlar. Bunu yaparken çocuğun gelişim dönemi göz önünde bulundurulmalıdır Çocuğa sevgiden yoksun olmayan bir özgürlük ortamı tanınmalıdır.</p>
<p>- Günde 4 kere çocuğunuzu kucaklayın, 8 kere öpün, 16 kere ona gülümseyin. Tüm bunlar ailelere kat kat geri dönecektir.</p>
<p>- Çocukları dinlemek, lafını yarıda kesmemek, başka bir işle ilgileniyorsanız, bırakıp ona konsantre olmak onun benlik algısında önemli bir etken olacaktır. Söylediği şeylerin önemli olduğunu onu dinleyerek gösterebilirsiniz. Bırakın Aynı Şeyleri Tekrar etsin, Siz hep aynı dikkatle dinleyin. </p>
<p>-Ebeveynler çocuklarına fırsat tanımalı. Çocukların yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye veya düzeltmeye çalışmaları onun kendine güvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Masayı silerken atladığı köşeyi tekrar silmeniz veya beraber diktiğiniz saksıyı düzeltmeniz ona yaptığı işin iyi olması hissini verecektir. Bir daha çocuğunuzun  yaptığı işi düzeltmek için elinizi uzattığınızda düşünün. Eğer yaptığı iş tehlike yaratmıyorsa, sağlığa zararlı değilse bırakın o yapsın. </p>
<p>-Ebeveynlerin karşılaştığı güçlükleri kendi başına aşmasını öğretmelidir.Ayakkabı bağlarını yavaş da olsa bekleyin kendi bağlasın, çamaşırları asmanızda yardım etmek istiyorsa, beraber asın. Merdivenlerden kendi inmek istiyorsa, önünde yürümek şartıyla bırakın insin. Üstünden gelemeyeceği bir problemle karşılaştığında size problemi anlatmasını söyleyin ve çözümüne beraber karar verin.</p>
<p>- Koşulların izin verdiği ölçüde sevdiği şeyleri yapmasına izin verin. Gereksiz ve abartılı kısıtlamalar, çocuğun varoluş enerjisini ve heyecanını yaşamasına engel olur. Böylesi engellemeler, hayatın her döneminde sorunlar yaşanması anlamına gelir. Unutmayın; oyuncaklarını toplamayı öğrenmesi için önce dağıtabilmesi lazım. Mutlu bir hayata giden yol büyük ölçüde mutlu bir aile ortamından geçer. Mutlu bir aile ortamını oluşturabilmenin yolu da, aile bireylerinin kişisel mutluluklarını artırmaktır. Aile bireyleri, birlikteliklerini zenginleştirerek olumlu bir sinerji yaratabilir ve kartopu gibi büyüyen mutluluklar yaratabilirler.</p>
<p> <a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/happyfamily998.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1341" title="happyfamily998" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/happyfamily998.jpg" alt="" width="350" height="263" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/mutlu-aile-mutlu-cocuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antioksidanların Hayatımızdaki Yeri</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/antioksidanlarin-hayatimizdaki-yeri.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/antioksidanlarin-hayatimizdaki-yeri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 17:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Babalara]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidanlar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde özellikle antiaging alanında antioksidanların adına sık sık rastlamaktayız. Oysa her yaş döneminde, özellikle hastalıkları önleyici özelliğinden dolayı çocukluk döneminden itibaren, antioksidanlar yaşam kalitemizde büyük önem taşımakta. Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ya da dışarıdan sigara, alkol veya kirli hava vb. ile alınan ve serbest radikaller denen zararlı maddeleri etkisiz hale getirirler. Gıdaların<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/antioksidanlarin-hayatimizdaki-yeri.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/antioksidanlar_01.jpg"><img class="alignleft  wp-image-1335" title="antioksidanlar_01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/antioksidanlar_01.jpg" alt="" width="360" height="339" /></a>Son dönemde özellikle antiaging alanında antioksidanların adına sık sık rastlamaktayız. Oysa her yaş döneminde, özellikle hastalıkları önleyici özelliğinden dolayı çocukluk döneminden itibaren, antioksidanlar yaşam kalitemizde büyük önem taşımakta. <span id="more-1334"></span>Antioksidanlar, vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ya da dışarıdan sigara, alkol veya kirli hava vb. ile alınan ve serbest radikaller denen zararlı maddeleri etkisiz hale getirirler. Gıdaların üretimindeki değişik ve yapay işlemler nedeniyle de vücuda serbest radikal alımı artmış ve bunların reaksiyonu sonucu oluşan toksik maddeler vücudumuzda birikir hale gelmiştir. Vücudumuzda biriken toksinleri atmak ve onların zararlı etkilerinden kurtulmak için antioksidan besin alımını artırmak gerekir. Böylece serbest radikallerin meydana getirdiği hücre tahribatı önlenmiş olur. Antioksidan, vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi, gıdalarla da alınan bir grup kimyasal maddedir. Gıdalarla alınan en önemli antioksidanlar; beta karoten, E ve C vitaminleridir.</p>
<p>Soluduğumuz havadaki oksijen, vücut içinde serbest radikaller adı verilen ve toksik (zehirli) etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Demirin paslanması ve balığın sudan çıktıktan sonra ölmesi, oksijenin zararlı etkilerine örnektir. Vücudumuzda bulunan antioksidanlar, serbest radikallere karşı etki göstererek bunların zarar vermesini önler. Tıbbî istatistik çalışmaları, ne kadar yüksek dozda antioksidan alınırsa, kanser ve kalp krizi gibi amansız iki hastalığa yakalanma ihtimalinin o denli azaldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca bulaşıcı hastalıklar ve katarakt konusunda da yararlı etkilerinin olduğu biliniyor. Ancak bu etkinin, oluşmuş hastalığın tedavisini değil, hastalıkların önlenmesini sağladığını bir kez daha hatırlatmak isterim.Bu yüzden çocukluk çağından itibaren yeterli ve dengeli beslenme çok büyük önem taşımaktadır. </p>
<p>Çalışmalar, alınan miktar arttıkça koruyucu etkinin de daha fazlalaştığını ortaya koyuyor. En son çalışmaların ışığında, günlük C vitamini ihtiyacının 250 ile 1000 mg. Arasında olduğu söylenebilir. Bu doz, E vitamini için 100 ile 400 ünite, beta karoten için 6 ile 30 mg. arasında olduğu söylenebilir. Gıdalardan bu dozda antioksidan sağlanmasında en önemli sıkıntı E vitaminindedir. Bilindiği gibi E vitamini, yağda eriyen bir vitamin olup ve en önemli kaynağı da bitkisel yağlardır. Bitkisel yağlardan ideal dozda E vitamini alabilmek için, örneğin 2 bardak ayçiçeği yağı içmek gerekir ki, sağlık açısından bu miktarda yağ alınmasını da uygun görmüyoruz. A vitamininin yapı taşı olan beta karoten ve C vitaminini, gıdalarla almak mümkün. Bunun için temel şart dengeli bir beslenmedir. Ancak çok yüksek dozlara ihtiyaç olduğunda,vitamin takviyeleri gerekli olmaktadır. </p>
<p>Antioksidanların, sağlık açısından risk taşımadan yararlı etkiler sağladığı ortaya konuldu. Tabii ki antioksidanlar mucize değildir. Eğer siz doymuş yağlarla besleniyorsanız, egzersiz yapmıyor ve genelde fast food ile besleniyorsanız, sadece E vitamini ya da diğer antioksidanları aldığınız için hayatınız kurtulmaz.</p>
<p>Diğer önlemlerle birlikte, bunlar da daha sağlıklı bir yaşam için önemli bir yapı taşıdır. Unutmayın en önemli yapıtlar, yapı taşlarının birbirleriyle uyumları sayesinde yükselir ve ayakta kalır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Beslenme Uzmanı<br />
<strong>Ece Nevra Göncü</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/antioksidanlarin-hayatimizdaki-yeri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15. İstanbul Uluslararası Kukla Festivali Başlıyor</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/15-istanbul-uluslararasi-kukla-festivali-basliyor.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/15-istanbul-uluslararasi-kukla-festivali-basliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 04:46:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktiviteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1371</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en seçkin kuklalarını İstanbul’da buluşturan Uluslararası İstanbul Kukla Festivali (www.istanbulkuklafestivali.com) bu yıl 15’inci yılını 15 farklı ülkeden seçkin grupları ağırlayarak kutluyor. 3 – 13 Mayıs arasında pek çok farklı mekanda düzenlenecek festival kapsamında iki sergi , konferans ve workshop ta yer alıyor. İstanbul’u yıllardır rengarenk bir kukla şölenine çeviren Uluslararası İstanbul Kukla Festivali bu<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/15-istanbul-uluslararasi-kukla-festivali-basliyor.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali01.jpg"><img class="alignleft  wp-image-1372" title="kuklafestivali01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali01.jpg" alt="" width="240" height="274" /></a>Dünyanın en seçkin kuklalarını İstanbul’da buluşturan Uluslararası İstanbul Kukla Festivali (www.istanbulkuklafestivali.com) bu yıl 15’inci yılını 15 farklı ülkeden seçkin grupları ağırlayarak kutluyor. 3 – 13 Mayıs arasında pek çok farklı mekanda düzenlenecek festival kapsamında iki sergi , konferans ve workshop ta yer alıyor.<span id="more-1371"></span></strong></p>
<p>İstanbul’u yıllardır rengarenk bir kukla şölenine çeviren Uluslararası İstanbul Kukla Festivali bu yıl 15’inci yılını kutluyor. <strong>Cengiz Özek’in Sanat Yönetmenliğinde 3 – 13 Mayıs arasında</strong> gerçekleştirilecek festival, masa kuklasından ipli kuklaya, gölge oyunundan video performanslarına, gelenekselden moderne, zengin içeriğiyle seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.<br />
15’inci Uluslararası Kukla Festivali bu yıl, yaptığı araştırmalarla ‘Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun genç kuşaklara kalmasını sağlayan ve ‘Karagöz’ adlı kitabıyla Karagöz geleneğini ölümsüzleştiren ünlü edebiyatçı <strong>Cevdet Kudret</strong> anısına düzenleniyor. Ayrıca festivalin Onur Ödülü günümüzün en iyi tasvir yapımcıları arasında yer alan ve kukla sanatını yeni kuşaklara sevdiren<strong> Ali Kıyak</strong>’a verilecek.</p>
<p><strong>Festival bu yıl 13 Ülkeyi Konuk Ediyor</strong><br />
Kukla Festivali <strong>15’inci Yılında 13 ülkeden</strong> seçkin gruplarla Mayıs ayında Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Kozzy Kültür Merkezi, AFL Kültür Merkezi-Göztepe,Caddebostan Kültür Merkezi, Kenter Tiyatrosu, Pera Müzesi, Oyuncular Sahnesi, Maya Sahnesi, İstanbul Metrosu – Taksim girişi, Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi Forum İstanbul, Başakşehir Kültür ve Sanat Merkezi, Marmara Forum ve İstanbul sokaklarında şehri renklendiriyor.<br />
Festival, İtalyan Kültür Merkezinde İtalya’nın en beğenilen kukla gruplarından <strong>Walter Broggine</strong>’nin ölmek isteyip, bir türlü ölemeyen kuklanın başına gelen komik olayların  sahnelediği <strong>Solo</strong> adlı performansla açılışını yapıyor.<br />
Bu yıl birbirinden çok özel grupları ağırlayan festivalde <strong>ABD</strong>’den <strong>Company Scoot Land</strong> modern varyete şovu, <strong>Kolombiya</strong>’dan <strong>El Bau de la Fantasia</strong> masa kuklası tekniği, <strong>Peru</strong>’dan <strong>Jose Navorro</strong> yerel özelliklerini içinde barındıran ipli kukla tarzındaki <strong>A la Carte</strong> adlı varyete, kuklanın başkenti sayılan <strong>Çek Cumhuriyeti</strong> Prag’tan <strong>Karromto</strong> grubunun ipli kukla tekniğindeki inanılmaz görsellikteki sirki, <strong>Hollanda Lichtbende</strong> adlı grubun dev ekranda şiirsel gölge oyunu, <strong>Singapur</strong>’dan <strong>Mascots and Puppets Specialists</strong> grubun pırıltı ve ışıltılarla dolu varyete tekniğindeki gösterisi, <strong>Fransa</strong>’dan insan ve kukla ilişkisini mükemmel bir görsellikle seyirciyle paylaşan <strong>Rue  Barree</strong> grubu, <strong>Romanya</strong>’nın köklü kukla tiyatrolarından Tandarica’nın Voltaire’in Candite adlı eserinden hareketle hazırladıkları, büyüklere yönelik, zaman zaman cinsellik kokan, eğlenceli oyununu, <strong>Şili</strong>’den <strong>Teatrapo</strong> grubunun tango yapan şuh ve cilveli kuklası, <strong>İspanya</strong>’nın <strong>Titeres Cachirulo</strong> grubundan masa kuklası tekniğinde enerjik kuklaları <strong>Ole Ole</strong> yer alıyor.</p>
<p><strong>Festival Çin Yılı’nda Pekin Gölge Tiyatrosunu Konuk Ediyor</strong><br />
Ayrıca bu yıl ülkemizde <strong>Çin yılı olması nedeniyle Pekin Gölge Tiyatrosu</strong>, festivale çok özel bir gölge oyunuyla konuk oluyor. <strong>Türkiye</strong>’den ise<strong> Tiyatro Tem</strong>, <strong>Alem Buysa Kral Übü</strong> ve <strong>Lahana Sarma</strong>, <strong>Ahşap Çerçeve, Dona Rosita</strong>’nın <strong>Dokunaklı Güldürüsü, Hamlet, Semaver Kumpanya</strong>’dan uzun yıllardır sahnelerde kalan<strong> Hoca Nasrettin</strong>, Bülent Aksu’dan modern bir Karagöz uyarlaması, Kültür AŞ. Gösteri Sanatları merkezinin sahnelediği <strong>Leyle ile Mecnun</strong> adlı halk hikayesini , <strong>Trup</strong> adlı grubun son oyunu <strong>Küçük Bir Kukla Süiti, Tiyatro Yeniden’den Küçük Prens ve Çiçek</strong>’i, Cengiz Özek gölge tiyatrosundan dünyada bir çok ödüle layık görülen, <strong>Büyülü Ağaç</strong> ve <strong>Çöp Canavarı</strong> adlı modern yaklaşımlı Karagöz gösterileri yer alıyor.</p>
<p><strong>İki Sergi İki Konferans</strong><br />
Festival kapsamında, Cengiz Özek’in özel koleksiyonundan seçkiyle Endonezya gölge tiyatrosunun seçkin örneklerinden oluşturulan<strong> ‘Java’nın Sülieti’</strong> Forum İstanbul’da ilgilileriyle buluşuyor. Dünyanın en tanınmış kuklacılarının fotoğraflarını çekerek büyük ve önemli bir fotoğraf arşivi oluşturan Mario Foli, Ülkemizden de Hayali Torun Çelebi ve Cengiz Özek’in fotoğraflarını arşivine eklemişti…İşte bu büyük Fotoğraf sanatçısının çalışmalarını merak edenler için Mario Foli-Kukla ve Kuklacı başlıklı segisini <strong>İstanbul Taksim metrosunda</strong> yürüyen yol katında görebilecekler..<br />
Konferans kapsamında ise festivalin konuğu  Romanya’dan Mrs. Carmen Stanciu . <strong>‘Dünya Kuklası’</strong> üzerine vereceği Konferans Mimar Sinan Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostümü bölümünde gerçekleşerek festivali renklendirecek.</p>
<p>Festival bu yıl festival, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve İtalyan Kültür Merkezi,  Cervantes Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, ABD İstanbul Başkonsolosluğu, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu, Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Romanya İstanbul Başkonsolosluğu, Şehir Hatları, Forum İstanbul, Marmara Forum, Medya Takip, Ulaşım A.Ş Kadıköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Küçükçekmece, Başakşehir Belediyeleri işbirliğiyle gerçekleşecek.</p>
<p>Bu yıl Tam 25 TL. Öğrenci 15 TL. den satışa çıkan festival biletleri, <strong><a href="http://www.mybilet.com/" target="_blank">www.mybilet.com</a> </strong> adresinden ya da oyunlardan bir saat önce, oyunun oynanacağı salon girişinden alınabilecek.<br />
Geniş bilgi için, <strong><a href="http://www.istanbulkuklafestivali.com/" target="_blank">www.istanbulkuklafestivali.com</a></strong> adresi yada 0212 234 16 02 –0212 nolu telefonlar aranabilir.</p>
<p><strong>Bilgi için  :</strong><br />
PR Fabrik<br />
Gökçe Küçükerdem &amp; Aslı Sağlam<br />
<a href="mailto:gokce@pr-fabrik.com" target="_blank">gokce@pr-fabrik.com</a> &amp; <a href="mailto:asli@pr-fabrik.com" target="_blank">asli@pr-fabrik.com</a><br />
0536 565 9551 &amp; 0536 690 2725</p>
<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali03.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1374" title="kuklafestivali03" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali03.jpg" alt="" width="400" height="533" /></a></p>
<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali02.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1373" title="kuklafestivali02" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/kuklafestivali02.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/15-istanbul-uluslararasi-kukla-festivali-basliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mucitler Atölyesi Haftasonu etkinlikleri devam ediyor..</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/mucitler-atolyesi-haftasonu-etkinlikleri-devam-ediyor.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/mucitler-atolyesi-haftasonu-etkinlikleri-devam-ediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 03:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktiviteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1386</guid>
		<description><![CDATA[Mucitler Atölyesi  4-14 yaş arası çocuklara bilim ve teknolojiyi sevdirmeye yönelik etkinliklerine devam ediyor. Hafta sonu atölye çalışmaları 11 Mart-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında pazar günleri düzenlenecek. Programda dört farklı atölye çalışması yer alıyor; Deney Atölyesi, Elektrik-Elektronik Atölyesi, Matematik ve Zeka Oyunları, Robot Atölyesi. Deney Atölyesi: Deney Atölyesi’nde kabaran köpükler, rengarenk sıvılar,baloncuklar çocukları bekliyor! Ağırlık<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/mucitler-atolyesi-haftasonu-etkinlikleri-devam-ediyor.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/deneyatolyesi01.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1387" title="deneyatolyesi01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/deneyatolyesi01.jpg" alt="" width="350" height="203" /></a>Mucitler Atölyesi  4-14 yaş arası çocuklara bilim ve teknolojiyi sevdirmeye yönelik etkinliklerine devam ediyor. Hafta sonu atölye çalışmaları 11 Mart-27 Mayıs 2012 tarihleri arasında pazar günleri düzenlenecek. Programda dört farklı atölye çalışması yer alıyor; Deney Atölyesi, Elektrik-Elektronik Atölyesi, Matematik ve Zeka Oyunları, Robot Atölyesi.<span id="more-1386"></span></p>
<p><strong>Deney Atölyesi:</strong></p>
<p>Deney Atölyesi’nde kabaran köpükler, rengarenk sıvılar,baloncuklar çocukları bekliyor! Ağırlık merkezi, denge, basınç, genleşme, kuvvet, optik, aynalar, manyetik alan gibi  konuların işlendiği eğlenceli ve eğitici bir program. Atık malzemeler ve karton kullanılarak bilimsel oyuncaklar tasarlanacak, çocuklar yaptıkları çalışmayı evlerine götürebilecekler.</p>
<p><strong>Elektrik-Elektronik Atölyesi:</strong></p>
<p>Elektrik-Elektronik Atölyesi’nde güneşle yarışan robot, rüzgar tribünü,</p>
<p>ressam robot, renk makinası, teneke robot, ışık şovu, köpük robot, kendi elektriğimizi üretelim  gibi bir çok proje gerçekleştirilmektedir .Her çocuk için atölye öncesinde malzemeler hazırlanmakta ve çocuklar eğitmenin rehberliğinde  proje üretmektedir.Proje bittikten ve istenildiği gibi süslendikten</p>
<p>sonra her çocuk kendi projesini alıp  götürmektedir.Bu projelerde motor,pil,anahtar,pil yuvası,led ampul,kablolar,güneş paneli, tahta, renkli kalem,kağıt vb.materyaller kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Matematik ve Zeka Oyunları:</strong></p>
<p>Matematik ve Zeka Oyunları Atölyesi’nde eğitici materyaller ve dünya çapında ödül almış oyuncaklar kullanılmakta, çocukların matematik zekasını arttırmaya yönelik etkinlikler yer almaktadır. Kullanılan materyaller çocukta uzaysal algılama, stratejik düşünme, mantık yürütme, konsantrasyon, eşleştirme, hafıza, hızlı düşünme ve karar verme, dikkat geliştirme,soyut düşünme,hayal gücünü geliştirecek niteliktedir. Atölye çalışmasında çocuklar yaş aralıklarına göre gruplara ayrılmaktadır.Her atölyede bir çocuk en fazla üç oyun oynayabilmektedir.Oyunlara her hafta yeni bir oyun eklenmektedir.Çocuklar yaş, ilgi alanı ve kabiliyetleri doğrultusunda eğitmenler tarafından  yönlendirilmektedir.</p>
<p><strong>Robot Atölyesi:</strong></p>
<p>Robot Atölyesi’nde  legolar, sensörler, özel devreler ve parçalar kullanarak çocuklar kendi robotunu yapacak ve hareket ettirebilecekler. Çocuklar bu atölyede sadece robot yapmayacak, aynı zamanda robotların çalışma prensiplerini de öğrenecekler.Robot nedir, robotlar nasıl çalışır, sensörler(algılayıcı) ne işe yarar,  temel bilimsel prensiplerin uygulamaları, problem çözümü ve robot hareketlerini programlama gibi konularda bilgi sahibi olacaklar. Uygulanacak temel eğitimler, çocukların kendi hayal gücünü kullanarak yepyeni robotlar tasarlamasına olanak sunacaktır. </p>
<p>PROGRAM:</p>
<p>11.00-12.30 Elektrik-Elektronik Atölyesi  (6-12 yaş)</p>
<p>13.00-14.00 Deney Atölyesi                  (4-6 yaş) ve  (7-12 yaş)</p>
<p>14.00-15.00 Matematik ve Zeka Oyunları (4-6 yaş) ve  (7-12 yaş)</p>
<p>15.00-16.30 Robot Atölyesi                   (9-14 yaş) </p>
<p>ÜCRET:</p>
<p>Elektrik-Elektronik Atölyesi :40 TL /atölye</p>
<p>Deney Atölyesi:20 TL/atölye</p>
<p>Matematik ve Zeka Oyunları:20 TL/atölye</p>
<p>Robot Atölyesi:40 TL/atölye </p>
<p>*Belirtilen fiyatlara malzeme masrafları dahildir.</p>
<p>*Robot atölyesine katılanlar robot kitini satın aldıkları takdirde sadece eğitim ücretini (20 TL/atölye) ödeyeceklerdir.</p>
<p>*Tüm atölyelerde her hafta farklı çalışmalar yapılacaktır.</p>
<p>*Atölyelerin tamamına katılanlara ayrıca indirim (%10) uygulanacaktır.</p>
<p>*Eğitim programlarına zenginlik katmak isteyen kurumlara özel çözümler sunulmaktadır: eğitmenlerimiz malzemeleri ile birlikte  kurumlara giderek atölye çalışmalarını gerçekleştirmektedir.</p>
<p><strong>ADRES  </strong>: <em>Dahi Çocuk Etüd Merkezi</em></p>
<p><em>Bulgurlu Mah. Aşağı Bulgurlu Cad.Kısacık Sok.No:6 Üsküdar/İstanbul</em></p>
<p><em>tel:0 216 594 60 67 / 0 505 394 58 44</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/mucitler-atolyesi-haftasonu-etkinlikleri-devam-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aksanat Yaratıcı Drama Atölyesi ..</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/aksanatdan-yaratici-drama-atolyesi.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/aksanatdan-yaratici-drama-atolyesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Apr 2012 04:10:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aktiviteler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1391</guid>
		<description><![CDATA[Drama; çocukların seçenekleri ve manevi ikilemleri incelemelerine yardımcı olur, drama boyunca gözlemledikleri hakkında karar verebilir ve daha sonra bunu yansıtabilirler. Bu, çocuklarımıza gerçek dünyada karar verici ve problem çözücü kişiler olma güvenini verir. Farklı görüşler ortaya koyabilir ve diğerlerine karşı kişisel görüşlerini geliştirebilirler. Bu onları fikir ayrılığı, tartışma ve çözümlere götürür. Çocukların grupla çalışma ve<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/aksanatdan-yaratici-drama-atolyesi.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/aksanatyaraticidrama01.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1392" title="aksanatyaraticidrama01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/05/aksanatyaraticidrama01.jpg" alt="" width="350" height="284" /></a>Drama; çocukların seçenekleri ve manevi ikilemleri incelemelerine yardımcı olur, drama boyunca gözlemledikleri hakkında karar verebilir ve daha sonra bunu yansıtabilirler. Bu, çocuklarımıza gerçek dünyada karar verici ve problem çözücü kişiler olma güvenini verir.<span id="more-1391"></span> Farklı görüşler ortaya koyabilir ve diğerlerine karşı kişisel görüşlerini geliştirebilirler. Bu onları fikir ayrılığı, tartışma ve çözümlere götürür. Çocukların grupla çalışma ve karşılıklı güven ve dayanışma yeteneklerini; hem birey,  hem takım olma ruhunu geliştirir. Drama, çocuklarımızın hayal dünyasını zenginleştirir, onların yalnızlıktan kurtulmasına yardımcı olur&#8230;</p>
<p>Bilet fiyatı: 5 TL</p>
<p>Katılımcı sayısı 15 kişi ile sınırlıdır.</p>
<p>ETKİNLİK DETAYI TARİH MEKAN<br />
Yaratıcı Drama Atölyesi</p>
<p>5 Mayıs Cumartesi 13.30-15.00<br />
12 Mayıs Cumartesi 13.30-15.00<br />
26 Mayıs Cumartesi 13.30-15.00</p>
<p>AKBANK SANAT</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/aksanatdan-yaratici-drama-atolyesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile İçi Sohbet Çocukların Akademik Başarılarını Etkiliyor..</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/aile-ici-sohbet-cocuklarin-akademik-basarilarini-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/aile-ici-sohbet-cocuklarin-akademik-basarilarini-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2012 06:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okul ve Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[aileiçi sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda başarı]]></category>
		<category><![CDATA[okul başarısı]]></category>
		<category><![CDATA[okul başarısı nasıl sağlanır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1328</guid>
		<description><![CDATA[Ailece birlikte yapılan faaliyetler arttıkça, çocuğun zihinsel işlevlerini olumlu etkileyen zengin bir uyarıcı ortam yaratılmaktadır. Çocuğun gelişimine katkıda bulunmak her ebeveynin arzuladığı bir konu olmuş ancak bu konuda neler yapılabileceği konusu çoğu zaman eğitici oyuncak aramanın ötesine geçememiştir. Oysaki ailece ve birlikte yoğun sohbetlerin yapıldığı, çocuğa; &#8220;konuşmadan önündeki yemeğini ye!&#8221; komutunun verilmediği akşam yemeklerinin bile<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/aile-ici-sohbet-cocuklarin-akademik-basarilarini-etkiliyor.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/familywalking_003.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1331" title="familywalking_003" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/familywalking_003.jpg" alt="" width="320" height="214" /></a>Ailece birlikte yapılan faaliyetler arttıkça, çocuğun zihinsel işlevlerini olumlu etkileyen zengin bir uyarıcı ortam yaratılmaktadır. Çocuğun gelişimine katkıda bulunmak her ebeveynin arzuladığı bir konu olmuş ancak bu konuda neler yapılabileceği konusu çoğu zaman eğitici oyuncak aramanın ötesine geçememiştir. Oysaki ailece ve birlikte yoğun sohbetlerin yapıldığı, çocuğa; &#8220;konuşmadan önündeki yemeğini ye!&#8221; komutunun verilmediği akşam yemeklerinin bile beslenme dışında; ardışık uyaranları anlama, konuşmanın seri organizasyonunu sağlama, hafızanın etkin kullanımı, planlanan şeyin belli bir düzende yapılandırılması, sözel örüntüleri anlama vb. gibi bilişsel işlevlerin gelişimine katkıda bulunmaktadır. Akademik becerilerin alt yapısını bu ve buna benzer bilişsel işlevler oluşmaktadır.<span id="more-1328"></span></p>
<p>Okuma, yazma ve matematik gibi temel akademik becerilere hazırlanan okulöncesi çocuklarının bu becerilerinin alt yapısını oluşturan bilişsel işlevlerinin ev ve okul gibi doğal ortamlarda nasıl geliştirilebileceğini bilmek ve uyaran zenginliği olan bir ortam yaratmak oldukça önemli bir konu-dur. Çünkü okulöncesi dönemde verilenler çocuğun yetişkinlik yaşamındaki performansını doğrudan etkiler. Uyaran zenginliği olan adamla kastedilenin pahalı oyuncaklar olmadığı bilinir. Buradaki en önemli nokta çocukla birlikte zaman geçirmek ve belirli gelişimsel amaçları olan etkinlikleri planlayabilmektir. Sohbet sırasında sınayan değil ama düşündüren soruları sohbetin içine katarak; çocuğunuzun akıl yürütme, sorunlar karşısında stratejik çözümlere ulaşma, bilişsel olarak yaptıklarının farkında olma, dikkatini belli bir konuya odaklama</p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. Tamer ERGİN</strong> <em>İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi</em></p>
<p>vb. gibi becerilerinin gelişimine katkıda bulunmak mümkündür. Örneğin; sofranın hazırlanması sırasında evdeki kişi sayısını düşünerek masaya kaç tabağın konulması gerektiği konusunda çocuktan yardım istemek, masada 4 tabak varsa kaç kaşığa ihtiyaç olduğunu sormak, çocuk problem bir durumla karşılaştığında mümkün olduk-ça hazır çözümler sunmak yerine çözüm ya da çözünler üretmesi konusunda ip uçları vermek ve çözümler konusunda onu cesaretlendirmek&#8230;vb. gibi. Ancak bu tür diyalogları n ebeveyn rolünden çıkmadan</p>
<p>ve öğretmencilik oynamadan yapılması çok önemlidir. Erken yaşlarda çocuklar ipin ebeveyn rol tanımları nasıl oturmuş ise öğretmen rol tanımlar&#8217; da aynı şekilde oturmuştur ve bu konuda oldukça tutucudurlar. Açıkçası hiçbir çocuk annesini ya da babasını öğretmen rolünde görmek istemez.</p>
<p>Çocukların dil zenginlikleri için ev gibi doğal ortamların önemini biliriz. Ancak çocuklarla yaptığımız araştırma amaçlı çalışmalarda zaman zaman dikkati çekecek ölçüde ve onların ileriki akademik hayatlarında güçlük yaşamalarına dahi neden olabilecek durumları da gözlemlemekteyiz. Örneğin okul öncesi dönem çocukları ile yaptığımız bir araştırmada onlara günlük yaşantıda çok sık karşılaştıkları nesnelerin resimleri gösterilerek isimlerini söylemeleri istendiğinde; pencere resmine cam, otobüs resmine servis aracı, kapı kolu resmine kapı tutamağı, çekiç resmine tak tak vb. isimler verdiklerini gördük. Kelime haznesi dolu olan çocukların okuma ve yazma gibi akademik çalışmalara daha hazır oldukları bilinen bir gerçektir. Bu amaçla ebeveynlere önerimiz çocukla birlikte bir kitap okuma saatini alışkanlık haline getirilmeleridir. Sohbet dilinin dahi çocuklara çok şey kazandırdığını gördükten sonra akademik dile daha yakın olan ve günlük ihtiyaç dili ile kavram zenginliği karşılaştırılamayacak kadar farklı olan kitapların dili çocukların özellikle dil ve bilişsel gelişimleri üzerindeki olumlu etki yaratacaktır. Çocuklardaki yaşam kalitesini yükseltecek bilgi, beceri ve alışkanlıklar geliştirmelerini</p>
<p>desteklemek için ev gibi doğal ortamları etkin kullanmak gerekmektedir.</p>
<p>Bu konuda özellikle babaların da aktif rol alması çocukların her bir ebeveynin rol tanımını anlamada daha işlevsel olacaktır. Bu anlamda çocukların genellikle babalarının kendileri ile oyun oynamak istemedikleri ya da oyun bilmedikleri şeklinde yoğun serzenişleri vardır. Çocuklara babaları ile birlikte yaptıkları faaliyetler sorulduğunda; maça gitme, güreş yapma, yürüyüş yapma, vb faaliyetleri öncelikli olarak dile getirmektedirler. Çocukla birlikte geçirilecek zaman diliminde yapılanların çocukların gelişimi üzerine etkisi sorgulanacak olursa bu tür faaliyetlerin çocukların baba ile hoşça vakit geçirmelerini sağlamasının dışında bir yararı görülmemektedir. Gelişmiş ülkelerde özellikle babaların birlikte zaman geçirme adına yaptıkları faaliyetleri ise çocuklar; tamir yapma, birlikte balık tutma, spor yapma, sinemaya gitme vb. şeklinde sıralamışlardır. Kültürel olarak ailece birlikte yapılan etkinliklerin farklı olması doğaldır.</p>
<p>Burada önemli olan seçilen etkinliğin yetişkinden çok çocuk için etkin bir faaliyet olmasıdır. En önemlisi de hiçbir çocuğun &#8220;benim babam hiç oyun bilmiyor&#8221; dememesidir. Çünkü çocuklar hak ettikleri ilgiyi söke söke alırlar. Bu durumu örnek bir olayla açıklayalım: Doçentlik dosyalarını hazırladıkları için yoğun günler yaşamakta olan anne ve baba çocuklarını adeta bakıcıya emanet ederler. Oysa çocuk akşam anne ve babası ile birlikte zaman geçirmek ister. Bir gün çocukta kabızlık problemi başlar. Sağlık alanında çalışmakta olan anne ve baba bu durumu doğal olarak önemser ve çocukla ilgilenmeye başlar. Bu durumu keşfeden çocuk gün içinde tuvalete gitmeyip akşama kadar anne ve babasını bekler. Tuvalet olayını anne ve babasının ilgisini çekmek için aracı olarak kullanan çocuk anne ve babanın ilgisini söke söke almış ancak hiçbir bağırsak problemi olmadığı halde daha sonra bu olayın amacından sapması nedeniyle ciddi problemler yaşamıştır.<strong> </strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. Tamer Ergin</strong></p>
<p><strong>İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/aile-ici-sohbet-cocuklarin-akademik-basarilarini-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukları Kanserden Korumanın 9 Yolu</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/cocuklari-kanserden-korumanin-9-yolu.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/cocuklari-kanserden-korumanin-9-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2012 06:20:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1324</guid>
		<description><![CDATA[Kanserin oluşması için tek bir neden etkili olmuyor. Kanser, genlerde süregelen bozukluklarla ortaya çıkıyor. Bu nedenle çevresel etkenler, yapısal etkenlerin üzerine konulduğunda kansere yakalanma ihtimali artıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. İnci Ayan, “Çevresel etkenlerin ne kadar farkında olursak, ne kadar bunlardan uzak durursak kanserin oluşmasını geciktirebilir ya da önleyebiliriz” diyor.  Prof.<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/cocuklari-kanserden-korumanin-9-yolu.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/cancerandchildrens.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1325" title="cancerandchildrens" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/cancerandchildrens.jpg" alt="" width="320" height="211" /></a>Kanserin oluşması için tek bir neden etkili olmuyor. Kanser, genlerde süregelen bozukluklarla ortaya çıkıyor. Bu nedenle çevresel etkenler, yapısal etkenlerin üzerine konulduğunda kansere yakalanma ihtimali artıyor.</p>
<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. İnci Ayan,</strong> “Çevresel etkenlerin ne kadar farkında olursak, ne kadar bunlardan uzak durursak kanserin oluşmasını geciktirebilir ya da önleyebiliriz” diyor. <span id="more-1324"></span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Prof. Ayan, kansere zemin hazırlayan 9 etkeni şöyle sıralıyor: </span></strong></p>
<p>   *Radyasyon kirlenmesi<br />
   * Kirlenen topraklar<br />
   * Gereksiz radyolojik incelemeler<br />
   * Cep telefonu, bilgisayar ve TV nedeniyle manyetik kirlenme<br />
   *  Zararlı kimyasallar<br />
   * Hazır gıdalar<br />
   *Gıdalara ilişkin kötü saklama koşulları<br />
   * Islak mendil kullanımı<br />
   * Doğal olmayan kozmetiklerin aşırı kullanımı<strong> </strong></p>
<p><strong>ÇERNOBİL&#8217;İN ZARARINI KABUL EDELİM</strong></p>
<p><strong>Radyasyon: </strong> Ülkemiz güneşin bol olduğu bir ülke. Bu nedenle annelerin hamilelik sırasında güneş koruyucu kullanmaları büyük önem taşıyor. Güneş koruyucuların yüksek faktörde kullanılması gerekiyor.</p>
<p>Radyasyon kirlenmesi de Türkiye açısından önemli. Özellikle 20 yıl önce ortaya çıkan Çernobil faciasında ülkemiz bazı zararlar gördü. Bu zararların etkileri sağlık sektörüne, halka güvenilebilir bir ölçüde yansımadı. Bulutlarla radyasyon partikülleri taşındı. Özellikle de üç önemli radyoaktif maddenin zararından söz etmemiz gerekiyor: Sezyumun zararlarından kurtulmak için en az 30 yıl geçmesi lazım. Amerikum ve platonyum ise binlerce yıl ülkemizde zararlarını gösterebilecek. Bunlarla kirlenmiş durumdayız. Bunu kabul etmemiz gerekiyor.</p>
<p>Hiroşima&#8217;daki tecrübeden sonra ülkede 5-10 yılda kan kanserleri, daha sonraki yıllarda katlanarak beyin tümörleri, böbrek, karaciğer, göz gibi kanserler giderek artan sıklıkta görülmeye başladı. </p>
<p><strong>KİRLENMİŞ TOPRAKLARI ARINDIRMAMIZ GEREKİYOR </strong></p>
<p><strong>Kirli topraklar:</strong> Bilimi inkar etmemek gerekiyor. Kirlendiğini kabul etmemiz ve kirli toprakları arındırmamız gerekiyor. Kirli topraklarda besin üretilmesi, su ve su ürünleriyle ilgili halka yansıyan tüketim maddelerinin yasaklanması çok önemli. Bunun bir sağlık politikası olarak benimsenmesi lazım.</p>
<p><strong>Gereksiz tetkikler:</strong> Radyasyonu bazı bilinçsiz kullanımlarla da alabiliyoruz. Lüzumsuz tanısal tetkikler, her öksürükte akciğer filmi, her başını çarpışında MR gibi incelemeler gereksiz yere yapılmamalı. Röntgen, BT konusunda da dikkatli olunmalı.</p>
<p><strong>Manyetik kirlenme: </strong>Cep telefonları günümüzde artık ilkokul çocukları tarafından bile kullanılıyor. Üstelik cep telefonları çocukların eline oyuncak diye verilse ve başına oyuncak diye konulsa bile zarar verebiliyor. Plazma televizyonların zararı daha az. Çocuklara televizyon karşısında yemek yedirilmesi doğru değil, televizyon izlenmediğinde mutlaka kapatılmalı.</p>
<p>Elektrikli aletlerden elektro manyetik kirlenmeye maruz kalıyoruz. Elektrikli tüm cihazlarla kirlenme yaşıyoruz. Kullanmayınca kapalı tutmak ve çocukların bulunduğu ortamda kullanımını en aza indirgemek gerekiyor. Bir birikimle sözkonusu cihazların zararlarını belirgin hale getirmek sözkonusu oluyor.  Çocuğun 1-2 saatten fazla bilgisayarla oynamaması lazım. Daha üç aylık bebeklere reklamlarla mama yediriliyor, televizyon karşısında emziriliyor. Çocuğun iletişimi konuşması gecikiyor. Topluma açılması açısından da sakıncalı. </p>
<p><strong>YALANCI MEMEYE ALIŞTIRMAK ZARARL</strong></p>
<p><strong>Zararlı kimyasallar:</strong> Teknolojinin gelişmesi ve insan yaşamının kolaylaştırılmasına yönelik birçok ürün zararları da birlikte getirdi. Bazı basit önlemler alabiliriz. Bebeklere yalancı meme verilmemeli, plastik biberon kullanılmamalı, pastik kapta bebek maması hazırlanınca ortaya zararlı maddeler çıktığından tercih edilmemeli. Onun yerine cam biberon kullanmamız daha doğru. Sıcak mama cam biberonun içinde bebeğe verilirse daha sağlıklı. </p>
<p> <strong>Hazır gıdalar:</strong> Anne emzirmeye yüreklendirilmeli. Doğal koşullar zorlanmalı, suni meme başları meme ucuna konularak emzirmekten kaçınılmalı. Plastik kaplar sulu ve ıslak gıdalara ambalaj maddesi olarak kullanılmamalı. Bisküvi, çikolata, gofret ve cipslerin hazırlanışı sırasında kullanılan katkı maddeleri, ambalaj ürünleri önemli zararlara neden oluyor. Çocuk hayatı boyunca onlarca, yüzlerce bu maddelerden tüketirse zarar oluşuyor. Kızarmış patates yesin cips yerine, jelibon değil boyasız şeker, annenin evde yapacağı kurabiyeden yesin daha sağlıklı. </p>
<p> <strong>Saklama koşulları:</strong> Alümünyim folyo da sulu ve sıcak besinlere ağır metaller bırakıyor. Bunlar da vücutta beyinsel hastalıklara ve kanserlere neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Islak mendiller:</strong><strong> </strong>Gerek taşıdıkları elyaflar nedeniyle gerekse kullanılan alkol ya da kimyasal madde nedeniyle bazıları büyük zararlar verebilir. Bebeklerin altını bunlarla silmek yerine, akan suda bebeğin altını yıkamak lazım. Pamaklu bezlerle kurulamak da önemli. Annenin kullandığı kozmetik ürünler çok zararlı. Gençler saçlarını 15-16 yaşlarında boyuyorlar. Birçokları inorganik boya maddeleri içeriyor. Ne kadar az bu maddeler alınırsa genler üzerindeki zararlar azalır. Dokularında biriken özellikle yağlı dokularla hormon hücrelerinde kimyasal zararlar birikiyor. Kendinden sonraki nesillere de bunu aktarabiliyor. </p>
<p><strong>Kozmetik ürünler: </strong>Bozuk genler ve hücrelerle doğan çocukta daha kolay, daha dirençli ve daha erken yaşta kanser çıkıyor. Kozmetik nemlendiriciler, saç boyaları, vücut incelten selülit ve zayıflama kremleri, bebek sabunları, şampuanlar, bebekte kullanılan pişik önleyicilerin içinde o tüpe ait kullanımda zararlı doz olmasa da belirli standartları korumadan yapılıyorsa birikmiş kullanımlar zararlı etkiler yaratıyor. Gerekli değilse çocuklara nemlendirici kullanmamak, doğal sabunlarla bebek banyosu yaptırmak, kokulu, katkılı maddeli ürünlere hiç rağbet etmemek gerekiyor. </p>
<p><strong>Daha fazla bilgi için: Alo Acıbadem 444 55 44</strong></p>
<p><strong>www.acibadem.com.tr</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/cocuklari-kanserden-korumanin-9-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pasif Sigara İçiçiliğinin Çocuklar Üzerine Etkisi</title>
		<link>http://www.ilkkitaplarim.com/pasif-sigara-iciciliginin-cocuklar-uzerine-etkisi.html</link>
		<comments>http://www.ilkkitaplarim.com/pasif-sigara-iciciliginin-cocuklar-uzerine-etkisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2012 05:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emrah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkkitaplarim.com/?p=1319</guid>
		<description><![CDATA[Yanan sigara dumanı ve sigara içen kişinin çevreye yaydığı dumanın bileşimi ortam havasına dağılır ve elbiselere, perdelere, mobilyalara siner. Çoğu kişi çevreye yayılan sigara dumanı kötü kokulu, yakıcı, göz ve burnu rahatsız edicidir. Bu dumanın içerisinde 4000 den fazla kimyasal madde belirlenmiştir. Bunların en az 40-50 tanesi kanser yapıcıdır. ABD’de erişkinlerin yaklaşık %26’sı, Türkiye’de ise<br/><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/pasif-sigara-iciciliginin-cocuklar-uzerine-etkisi.html" class="more-link"><span><b>more</b></span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/pasifsigara_01.jpg"><img class="alignleft  wp-image-1320" title="pasifsigara_01" src="http://www.ilkkitaplarim.com/wp-content/uploads/2012/04/pasifsigara_01.jpg" alt="" width="320" height="240" /></a>Yanan sigara dumanı ve sigara içen kişinin çevreye yaydığı dumanın bileşimi ortam havasına dağılır ve elbiselere, perdelere, mobilyalara siner. Çoğu kişi çevreye yayılan sigara dumanı kötü kokulu, yakıcı, göz ve burnu rahatsız edicidir. Bu dumanın içerisinde 4000 den fazla kimyasal madde belirlenmiştir. Bunların en az 40-50 tanesi kanser yapıcıdır. ABD’de erişkinlerin yaklaşık %26’sı, Türkiye’de ise %35-40’ı sigara içmektedir. Beş yaşın altındaki çocukların %50-70’i de en az bir erişkinin sigara içtiği evlerde yaşamaktadır. Pasif sigara içiciliğine bağlı oluşan hava kirliliği herkes için zararlı olmasına rağmen anne karnındaki bebekler, küçük bebekler ve çocuklar daha çok risk altındadır. Çünkü gelişmekte olan akciğer, beyin gibi hayati organlar zarar görmektedir. <span id="more-1319"></span></p>
<p><strong>Anne Karnındaki Bebeğe ve Yeni Doğanlara Etkileri;<br />
</strong>Anne ve bebek arasındaki hamilelik boyunca kan dolaşımı yoluyla etkileşim vardır. Sigara içen hamile kadınlarda kan dolaşımı bozulacağından anne ile bebek arasındaki beslenme ve oksijen aktarımı sağlıklı olamamaktadır. Hamilelikte sigara içen annenin bebeklerinde yarık damak gibi bazı doğum bozuklukları daha sık görülmektedir. Ayrıca anne sütü daha az üretilmekte ve yeni doğan bebekler düşük doğum ağırlıklı olmaktadır. </p>
<p>Solunum Sistemi ve Akciğer üzerine Etkileri;</p>
<p>Her yaştaki çocukta pasif içiçiliğe maruz kalmak akciğer fonksiyonlarını bozar. Çocukluk döneminin astımlarının sıklığını ve şiddetini artırır. Çocukluk dönemi astımlarının sıklığı ve şiddetini artırır. Pasif içicilik sinüzit, kronik solunum problemleri, alerji rahatsızlıkları artırır. İki yaşın altındaki çocuklarda ise bronşit ve zatüre olasılığını arttırır. Sigara içen anne babaların çocuklarının  herhangi bir solunum yolu hastalığından hastaneye yatma riski 2 kat fazladır. Çevresel sigara dumanı kulak enfeksiyonlarının sayısını arttırır ve kulak hastalığının iyileşme süresini uzatır. Solunan duman burun arkasıyla orta kulağı birbirine bağlayan östaki borusunu irrite eder. Bu da orta kulakta sıvı birikimi ve enfeksiyonla kendini gösterir. </p>
<p>Beyin Üzerine Etkileri;<br />
Hamilelikte ve sonrasında sigara içen annelerin  çocukların diğerlerine göre daha çok davranış bozukluğu gösterir. Hiperaktivite, okul performansı üzerine olumsuz etkileri vardır.</p>
<p>Pasif sigara içiciliği kanser nedeni midir?.</p>
<p>Çevresel sigara dumanının diğer kanser nedeni hava kirletici maddelerden 100 kat daha fazla kansere yol açma riski vardır.Çevresel sigara dumanı her yıl 3000’den fazla sigara içmeyen kişinin akciğer kanserinden ölümüne yol açmaktadır. </p>
<p>Koruma:<br />
Çocukların sağlığı üzerine olumsuz etkileri bilinen pasif sigara içiciliğinden korumak için gerekli önlemleri almak gerekmektedir. Öncelikle çocuklara rol model olmamak için yanlarında sigara içilmemelidir. Arabada kesinlikle sigara içilmemeli ve içirtilmemelidir. Evde kapalı ortamda yani odalarda sigara içilmemeli balkonda içilmelidir. Çocuğun okulunda ve çevresinde sigara içilip içilmediğini kontrol ederek gerekli girişimlerde bulunulmalıdır. Yeni çıkan yasa ile pasif sigara içiciliğinden kişilerin zarar görmesi engellenmeye çalışılmaktadır. </p>
<p>Yard. Doç. Dr. Yaşar KESKİN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkkitaplarim.com/pasif-sigara-iciciliginin-cocuklar-uzerine-etkisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

